tel 0424 233 42 89 - 0 424 237 06 16     mail bilgi@altinterim.com
twitter facebook rss
l FİTOTERAPİ

FİTOTERAPİ

FİTOTERAPİ

        Bitkiler dünyası bize sınırsız bir renkler ve biçimler zenginliği sunar. Ama yalnızca bununla kalmaz, yaşamımızı sürdürebilmemiz için gerekli olan oksijeni, besinleri sağlar ve sağlığımızı korur. Yani bitkiler ve insanlar arasında, insanlık tarihi kadar eski olan, çok yakın bir ilişki vardır. Günümüzden binlerce yıl önce insan, bitkilerin tedavi edici gücünü tanımış ve sağlıklı yaşayabilmek için ondan yararlanıldığını belirtmiştir. Atalarımız birçok acı deneyden sonra, bitkileri faydalı ve zehirli diye iki bölüme ayırmış, önceleri tuzak veya ok zehiri olarak kullanılan bitkileri, tedavi amacıyla kullanmaya başlamıştır. Anadolu, on üç bine yakın bitki çeşidiyle dünyanın en zengin bitki florasına sahip ülkelerinden biridir. Tarih boyunca tüm uygarlıklar bu zenginlikten yararlanmayı bilmişlerdir. Eski Mısırlılar, Asur ve Babil halkının tıp alanındaki bu ilerlemelerini, daha da ileri götürmüşler, bu bitkilerden hastalıkların tedavisinde, faydalanmışlardır. 1872 yılında Ebers tarafından keşfedilen ve milattan 1550 yıl önce yazılmış papirusta 450 kadar hastalık kaydedilmekte, bitki ve hayvansal kaynaklı ilaçlar bulunmaktadır. Edvin Smith tarafından bulunan papirüste de yara, kırık, burkulma vs. tedavi yöntemleri bulunmaktadır

         Fitoterapi Yunanca phytos = bitki ve therapy = tedavi kelimelerinin birleşiminden oluşan bir sözcüktür ve tıbbi bitkilerle tedavi anlamına gelir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 1980 yılında Tıbbi Bitkileri " Bir veya birden fazla organıyla tedavi edici veya hastalıkları önleyici olabilen veya herhangi bir kimyasal-farmasötik sentezin öncüsü olabilen bitki çeşitleridir." şeklinde tanımlamıştır. WHO tanımlamasına göre, “bitkisel ilaç” aktif içerik olarak bitkilerin toprak altı veya toprak üstü kısımlarını (çiçek, kabuk, kök, meyve, tohum, yaprak) gibi yada başka bitkisel materyali yahut ta bunların kombinasyonunu ham halde veya bitkisel preparatlar halinde taşıyan günümüz ilaç endüstrisi teknolojisinin tüm gerek ve kurallarına uygun olarak hazırlanmış, bitmiş veya etkilenmiş tıbbi ürünlerdir. Bitkisel materyal, usare, zamk, sabit yağ gibi tanımlanmış etken maddelerle kombine edilmiş bitkisel materyal taşıyan ve bitkiden saf olarak izole edilmiş kimyasal madde içeren ürünler bitkisel ilaç olarak kabul edildiklerini belirtmiştir. Bitkisel ilaçlarla tedavide kullanılan bitkilerin botanik açıdan teşhisi yapılmış, mikrobiyolojik ve kimyasal kontrollü, etken madde miktarı belli, standardize edilmiş ve hijyenik şartlarda ambalajlanmış olarak hastaya sunulması gerekir. Artık bitkisel ilaçlar da, tüm diğer ilaçlarla aynı çizgiye yerleşmektedir, bu her ilacın etki-güvenilirlik-stabilite ve farmasötik kalitesini korumak için özen gösterilmesi gerektiği anlamına gelmektedir. Bitkisel ilaca ilginin yeniden canlanmasının ana kaynağı, kimyasal ilaçların her hastalığı tedavi etme yeteneğine sahip olamayışı, birçok yan etkilerinin bulunuşu ve çok pahalı oluşudur. Bitkisel preparatların yan etkisinin hemen hemen hiç bulunmaması bazen bunların sentetik ilaçlara tercihini bile sağlamaktadır.

     Bitkisel ilaçları ve uygulamalarını iyi anlayabilmek için onların botaniği, kimyası, farmakolojisi, toksikolojisi ve klinik etkilerinin bilinmesi gerekir. Bitkisel ilaçlarla tedaviye ilgi sonucu, Avrupa’daki bitkisel ilaçlarla tedavi derneklerinin birleşmesiyle 1989 da kurulan Europan Scientific Cooperative on Phytotherapy (ESCOP), bitkisel preparatlarda bilimsel olarak bir homojenlik sağlamak amacıyla, droglar hakkında monografiler hazırlanmakta ve Avrupa Birliği ülkelerinde sunmakta, üye ülkeler de ESCOP kurallarına esas olarak çalışmalarını yürütmektedir. Almanya, Fransa, İsviçre gibi ülkelerde özellikle Almanya’da bitkisel ilaçları modern tıpla birleştirmek için güçlü bir eğilim vardır. Her tıp öğrencisi bitkisel ilaçlarla tedavi dersleri almak zorundadır. Doktorların % 80’i bitkisel ilaçları düzenli olarak reçetelerine yazmaktadır. Bu konunun hazırlanmasında, bitkisel ürünlerin biyolojik ve morfolojik özelliklerinin tanıtılması ile balık hastalıklarının doğal yöntemlerle tedavi edilerek organik gıdalar elde edilmesine öncülük etmesi amaçlanmıştır.